UBUDİYET


Onüçüncü Nota’da ubudiyetin esasının “acz ve fakr, kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı ulûhiyete karşı secde etmek” olduğu ders verilir.

İbadetle ubudiyet arasındaki fark:
Bu iki terim çoğu kez birbiri yerinde kullanılır. Ancak, aralarında şöyle bir fark vardır:
Ubudiyet, kulluk demektir. Kulun sonsuz aczini, fakrını ve naksını bilmesi ve bu şuurla ömür sürmesi ubudiyettir. İbadet ise “Allah’a karşı kulluk vazifelerini yerine getirmek,” manasına gelir.

Ubudiyet bir sahra ise, ibadet o sahrada yer yer yükselen dağlar gibidir.

Ubudiyet devamlıdır, kesintisizdir. Çünkü insanın, kulluktan ayrı olduğu bir ânı yoktur. Her an hayatı tadan, her an bedeninden istifade eden ve her ânı Allah’ın yarattığı bu âlem içinde geçen insan daima kuldur. O hep doğru söyleyecek, hep helâl yiyecek, hep meşru dairede dinleyecek, bakacak, düşünecektir. Cennette ibadet olmayacak, ancak ubudiyet devam edecektir.

Bak: İbadet