On Sekizinci Söz’ün başında İkinci Makamın telif edilmemiş olduğu ifade ediliyor. Bu hususta malumat verebilir misiniz?


Bu “telif edilmedi” meselesi; Risale-i Nurların çok yerlerinde geçtiği için, acizane birkaç vecihle izah etmeye çalışalım.

Risale-i Nurlar vehbi ve ilhami bir tarzda, Allah’ın inayeti ile yazdırıldığı için, Üstad Hazretleri de zuhurata tabi idi. Yani kalbe nasıl geliyorsa öyle yazdırılıyor. Böyle olunca Üstad Hazretleri kendi halinde serbest olarak istediği zaman yazdırmaya muktedir değildi diyebiliriz.

Üstad Hazretleri bazen "makam kaldırmıyor" tabirini kullanıyor, yani kalbe gönderilmiyor, gönderilse de ihtiyaca göre gönderiliyor demek istiyor. Zaten bu nevi zuhuratlar, ikram-ı İlahiye’ye bakar, ikram da zorla istenilmez, belki verilir. İşte Üstad Hazretleri Nurların yazdırılmasında keyf-i mayeşa olmadığını, bu gibi ifadeler ile beyan ediyor.

Bazen de gelen ilhamları Üstad Hazretleri kendi zevkine göre tanzim etmek istiyor; ama zuhurat ile Üstad Hazretlerinin zevki muvafakat etmiyor. Üstad Hazretleri zevkini terk edip zuhurata ve ilhamata tabi oluyor.

Ya da bazen ağabeyler bir mesele soruyor, o anda zuhurat ve ilham gelmiyor, Üstad Hazretleri "başka vakte bırakıldı" diyor, gerçekten de o an değil ama, başka zaman o sorulara manevi canipten cevap geliyor.

İşte Üstad Hazretleri bu gibi manevi hallerini ifade etmek için, "makam kaldırmıyor" ya da "başka zamana tahir edildi" ya da "yazdırılmadı" gibi sözlerle beyan ediyor.

Biz bu hallere bakarak, Üstad Hazretleri cevap vermemiş ya da verememiş ya da "yazılacak" dediği halde neden yazılmadı diyemeyiz.