"Ulvi bir sırr-ı insanî" ifadesini izah eder misiniz?


"Tarikatin gaye-i maksadı, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde ve sâyesi altında kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-i ruhanî neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhudî hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeye mazhariyet; 'tarikat,' 'tasavvuf' namıyla ulvî bir sırr-ı insanî ve bir kemâl-i beşerîdir."(1)

Sır ve Latife: Başta akıl, kalb ve vicdan olmak üzere, insanın bilinen ve bilinmeyen bütün manevî duygularını ifade eder. Bir nevi cihaz tabirinin zıddı gibidir. 

Sır kelimesi daha çok insanın yaşadığı, duyduğu ve hissettiği, ama tam keşfedemediği latifeleridir. Var olup da ismi ve şekli bilinmeyen duygulara da denilebilir.   

İşte tarikat, insandaki bu sırrın, duyguların ve latifelerin inkişaf edip gelişmesinde mühim rol oynar. Tarikatın insanı kemale erdirip, latifelerini inkişaf ettirmesi, Kur’an ve sünnet eksenli olmasındandır.

Ulvî tabiri ise, Kur’ani olmasına işaret ediyor.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.