Beşinci Vecih'teki ikinci sual ve cevabındaki bağlantıyı anlayamadım. Sualde kasabadan köyden bahsediyor, cevapta ise sanki siyasetten bahsediyor? Yardımcı olur musunuz?


"Hem tarafgirlik marazı, mazlum avâmı, zalim havassın şerrinden kurtarıyor. Çünkü bir kasabanın ve bir köyün havassı ittifak etseler, mazlum avâmı ezerler. Tarafgirlik olsa, mazlum bir tarafa iltica eder, kendisini kurtarır."

Bu sualde iki kuvvetten birisine taraftar olmak, diğer kuvvete karşı zayıfı korur; öyle ise iki kuvvetten birisine körü körüne taraftar olmakta ve onun bazı yanlışlıklarını görmezden gelmekte fayda vardır, deniliyor ve bu haksız ve adaletsiz tarafgirlik siyasî mülahazalar ile müdafaa ediliyor.

"İkinci suale deriz ki: Tarafgirlik eğer hak namına olsa, haklılara melce olabilir. Fakat şimdiki gibi garazkârâne, nefis hesabına olan tarafgirlik, haksızlara melcedir ki, onlara nokta-i istinad teşkil eder. Çünkü, garazkârâne tarafgirlik eden bir adama şeytan gelse, onun fikrine yardım edip taraftarlık gösterse, o adam o şeytana rahmet okuyacak. Eğer mukabil tarafa melek gibi bir adam gelse, ona -hâşâ- lânet okuyacak derecede bir haksızlık gösterecek."(1) 

Taraftarlık, hak ve adalet istikametinde olmaz ise, taraftar olduğu kuvvetin bütün zulüm ve yanlışlarına ortak olmak ve kuvvet vermek demektir. Hem taraf olduğu kuvvetin içindeki şeytan gibi adamlara melek, zıt olduğu kuvvetin içindeki melek gibi adamlara da şeytan nazarı ile bakacaktır. Böyle bir tarafgirlik adalet ve hakkaniyet ölçülerine sığmaz denilerek, sualdeki yanlış ve menfaat üzere dönen siyasî mülahazalar ta’dil ediliyor. Yani sual ile cevab arasında mükemmel bir alâka ve ahenk mevcuttur.

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup