İman konusunda sıkıntılar yaşayan ve inandığından şüphe duyan bir insan, ne yapmalıdır?


İmanımızı, taklitten tahkike çıkaramazsak şüphelerden, vehim ve vesveselerden kurtulamayız.

Tahkiki iman; Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellilerini her varlık üzerinde okumak, onun varlığını ve birliğini her eserinde görmektir.

Tahkikî iman, sarsılmaz ve şüphelere mağlup olmaz derecede ispat ve deliller ile Allah’a ve onun bildirdiklerine iman etmek demektir. Tahkikî imanın da kendi arasında çok mertebeleri vardır.

"Tahkikî imanı elde etmenin en kısa ve en kolay ve en sağlam yolu Risale-i Nurlardır." desek herhalde mübalağa etmiş olmayız.

Bu asırda hem maddi ve hem de manevi olarak mesafeleri kestirmenin farklı yolları vardır. Mesela maddi mesafeleri otomobil, otobüs, gemi, tren ve uçak gibi farklı vasıtalarla katetmek mümkündür. Ama bu konuda uçağın ayrı bir yeri olduğunu kimse inkâr edemez. Risalelere de bu nazarla bakılacak olursa, mesele daha iyi anlaşılır, kanaatindeyiz.

Risale-i Nurlar bu zamanın şüphe ve tereddütlerine en mukni cevapları vermekte, sağlam ve tahkikî imanı kazandırmaktadır. Üstad Hazretleri eserinin birçok yerinde bunu açık bir şekilde ifade ediyor.