"Kur’ân'ın kelimeleri bir nakış gibidir." buradaki "nakış" kelimesi nakşın evveliyle ahirinin bağlantılı olmasından mı?


Kur’ân’ın kelimeleri öyle bir incelik ve letafet ile yerleştirilmiş ki, her bir âyetin diğer âyetlere bakan bir gözü, işiten bir kulağı vardır. Âyetler arasındaki bu sıkı münasbet ve irtibat, âdeta âyetleri bir âyet hükmüne getirmiş, her bir sûre küçük birer Kur’ân olmuştur. Kubbeli taşların birbirine dayanarak binayı teşkil etmesi gibi, âyetler arasında da öyle bir tesanüd,  öyle bir yardımlaşma var ki, âdeta parçalanmaz bir bütün haline gelmişler.

İşte Kur’ân âyetleri arasındaki bu şiddetli irtibat ve münasebetleri Üstad Hazretleri nakışlara benzetiyor. Nakışlar da bir bütün olduğu zaman mânâ ifade eder. Mesela, bir çiçek nakşının bir noktasını alsak, tek başına  bir güzellik ve estetik ifade etmez, ancak bütünü ile bir şey ifade eder. İşte Kur’ân kelime ve âyetleri de aynı mânâyı ihtiva ediyor.