"Hiç aklınız yokmu ki, kendi azanızı kendi dişinizle divane gibi ısırıyorsunuz." cümlesi ile ne demek istenmiştir?


"Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?" (Hucurât, 49/12).

Bu ayet, gıybet ve dedikoduyu bir kimsenin etini yemek şeklinde tasvir ediyor. Yani gıybet öyle çirkin ve kötü bir ahlak ki, bir kimsenin etini yemek kadar nahoş ve çirkin bir ameldir. Öyle ise biz birisini gıybet ettiğimiz zaman, onun etini dişimizle ısırmış gibi şeni’ ve çirkin bir iş yapmış oluyoruz.

Tabiatiyle bu dişleme ve et yeme meselesi bir teşbih ve mecaz olup, gıybetin ne denli çirkin ve tiksindirici bir amel olduğuna işaret ediliyor. 

Gıybet edilen şahıs o anda hazır bulunmadığından, hükmen ölüdür. Söylenenlere, bir ölü sessizliğiyle, cevap vermekten acizdir. Böylesine aciz birine yapılan haksızlık, Allah kelâmında "ölü eti yeme" şeklinde tasvir edilmiştir.

Büyük Müfessir Elmalılı Hamdi Yazır bu ayetin tefsirinde şöyle der: “Gıybet edilen kimse, orada bulunmayıp söylenen sözü bilmemesi ve o anda savunacak durumda olmaması hasebiyle bir ölü hem de kardeş olan bir ölü durumundadır.“