" Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz, sizi enaniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar." Burada geçen "enaniyette" kelimesinden ne murad edilmiştir? Enaniyetle avlamak olsa cümle akışına göre daha münasib görünüyor.


"Ey kardeşlerim! Dikkat ediniz, sizi enâniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar. Hem biliniz ki, şu asırda ehl-i dalâlet eneye binmiş, dalâlet vadilerinde koşuyor. Ehl-i hak, bilmecburiye, eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir. Enenin istimalinde haklı dahi olsa, madem ki ötekilere benzer ve onlar da onları kendileri gibi nefisperest zannederler, hakkın hizmetine karşı bir haksızlıktır. Bununla beraber, etrafına toplandığımız hizmet-i Kur'âniye, eneyi kabul etmiyor, nahnü istiyor. 'Ben demeyiniz, biz deyiniz.' diyor."(1)

“Sizi enâniyette vurmasınlar, onunla sizi avlamasınlar.” Devamında geçen “onunla” ifadesi, enaniyetle ifadesine tekabül ediyor. Dolayısı ile anlatım bozukluğu bulunmuyor.  

"Enaniyette vurmasınlar,.." ifadesi ise, insanın en zayıf damarı olan benlik duygusunu tahrik ile cemaat arasında ihtilafa sebebiyet vermek şeklindedir.

Ene damarı tahrike ve işletilmeye en müsait zaaf-ı insandır diyebiliriz. Bu yüzden iman hizmetinde gidenler azami derecede enaniyeti terk etmeleri gerekiyor. Enaniyet ile cemaat hizmeti bir arada bulunmaz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.