"Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmâre cihetiyle fena bul ki, baki olasın." Bekanın fenadan çıkması ne manaya gelmektedir? Nefs-i emmare cihetiyle fâni olmayı nasıl anlamalıyız?


"Beka", devamlı olmak, daimî kalmak, "fena", ise fani olmak, geçici olmak demektir. Bekanın fenadan çıkmasının en güzel misâli, Nurlarda geçtiği gibi, çekirdeğin toprak altında fena bulmasıyla bir sümbül hayatını netice vermesidir.

“Çekirdeğin mevti sümbülün mebde-i hayatıdır.”

Beka kelimesi, “devam” manasına da kullanılmaktadır. Dünyada bekanın olmadığı açıktır, ama belli bir süreye kadar da olsa devam söz konusudur. Nur Külliyatı'nın bazı derslerinde de bekanın devam manasına kullanıldığını görüyoruz. 

Ömür bir sermaye ve bu dünya bir imtihan salonu olduğuna göre, insan; “nefs-i emmâre cihetiyle fena” bularak, yani onun sözünü dinlemeyerek, bu fani ömrünü âhirette baki meyveler verecek şekilde kullanırsa, bu fenadan ebedî saadet çıkmış olur.