"Ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın ve onunla konuşmasın ve alâkadarâne onu resûl yapıp güzel vaziyetinin başkalara da sirâyet etmesini istemesin? Kellâ! Konuşmamak ve onu resul yapmamak mümkün değil." ile ilgili soru...


Yukarıdaki paragrafta, özellikle, Peygamberlik müessesi ve risalet mesleği, ispat ediliyor.  Paragrafın sonunda ise; nazara verilen ayet, o mâna ve muhtevayı bütünlüyor. Ayet-i kerimelerin mânaları ve Peygamber Efendimizin (asm) şahsiyet-i manevîyesi hakkında bir açıklama yapabilir misiniz?

Birinci ayet-i kerime Allah katında dinin ancak İslam dini olduğunu beyan etmektedir. Hz. Muhammed aleyhisselatü-vesselâmın Allah’ın Resulü olduğunu ilan eden, ikinci ayet-i kerimenin devamında da ashab-ı kiramın meziyetleri anlatılmaktadır. Üstat Hazretleri o kısmın sadece giriş kısmını (ve Onunla beraber olanlar) almıştır.

Ayetlerin mealleri şöyledir:

“Şüphesiz, Allah katında (tek geçerli) din İslâm’dır.'' (Âl-i İmrân, 3/19)

“Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. …” (Fetih, 48/29)