"Biçare İstanbul, mütebayin, dâhiyâne prensiplerin telkinat-ı musırraneleriyle kabiliyet-i telkîhasını kaybetmiştir. Zihni âlûfte olmuştur." cümlelerini izah eder misiniz?


"Biçare İstanbul, mütebayin, dâhiyâne prensiplerin telkinat-ı musırraneleriyle kabiliyet-i telkîhasını kaybetmiştir. Zihni âlûfte olmuştur."(1)

İstanbul'da birbirine zıt ve ısrarcı fikirler çok olmasından dolayı, sair yerleri ıslah edip yönlendirme vasfını kaybetmiştir. Malum, İstanbul Osmanlı döneminde bütün İslam aleminin merkezi ve başkenti idi. Bütün fikir ve kararlar buradan İslam alemine dağılır. Hâl böyle olunca kendi içinde karmaşa yaşayan bir merkez, çevresine fayda ve ıslah veremez.

Üstad Hazretleri yukarıda takdim etmiş olduğumuz üç farklı cümle ile hem o zamanın durumunu analiz ediyor hem de nasıl hareket edilmesi gerektiğini yol gösteriyor. Kendi kafası karışmış birisinin başkasının kafasını durultması kabil değildir.

(1) bk. İşârât.