"Bazen bir sünnetin araması bir vacibi terkettiriyor..." cümlesine örnek verir misiniz?


"Amelin en iyi suretini taharrîden neş'et eden bir vesvesedir ki, takvâ zannıyla teşeddüt ettikçe, hâl ona şiddetlenir. Hattâ bir dereceye varır ki, o adam amelin daha evlâsını ararken harama düşer. Bazen bir sünnetin araması, bir vâcibi terk ettiriyor. 'Acaba amelim sahih oldu mu?' der, iade eder. Bu hâl devam eder, gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var..."(1)

Mesela, abdesti güzel ve sünnete uygun alma zannı ile haddinden fazla itina edip beş on defa abdest alır, böylece hem suyu israf eder hem de vaktin kemalini ve cemaati kaçırır.

"Acaba namazım güzel oldu mu?" düşüncesi ile defaatle namazı tekrar eder ve sonunda yorulur; en nihayetinde ya namazı bütün bütün terk eder ya da diğer vakte yetiştiremez ve haram düşer. Bu tarz mizacı hassas insanları etrafımız da görmemiz mümkündür.

(1) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz.