Vücud alemleri nelerdir veya ne demektir, açıklar mısınız?


Varlık alemlerinin kuvvet ve zaaf yönünden muhtelif tabakaları vardır. Nuraniyete yakın olan varlık tabakaları, madde ve kesif olan varlık tabakalara nispetle daha kuvvetli ve daha kayıtlardan azadedir. Yani varlık tabakaları içinde en zayıf ve kararsız olanı kesif olan maddi ve cismani tabakadır. En kuvvetli ve devamlı olan varlık tabakası ise madde ve cisimden münezzeh olan Allah’ın varlığıdır. 

Mesela, insanın hafıza kuvveti maddilikten çok nuraniliğe yakın olduğu için, manevi ve misali alemden olan binlerce kitap ve görüntüleri içine alıp ezberleyebilir. Ayna ve aynanın yansıma kabiliyeti varlık derecesi bakımından  görüntülerden daha kuvvetli olduğu için, kendinden çok büyük ve azametli olan şeylerin imajını ve görüntüsünü içine alıp yansıtabilir. Küçük bir cep aynasına koca semanın yıldızlar ile beraber imaj ve görüntü olarak girmesi buna güzel bir örnektir. Maddi bir yıldız vücut bakımından ayna ve hafızadan daha kuvvetli olduğu için ayna ve hafızaya girmesi imkansızdır.

Özet olarak her bir varlık tabakasına birer alem nazarı ile bakabiliriz. Mesela maddi alem bir varlık tabakasıdır ki, varlık alemleri içinde en zayıf ve kararsız olan alemdir. Varlık alemleri gaybi ve uhrevi cenaha yakınlaştıkça kuvvet ve kararlılık kesp ederlerken, uzaklaştıkça da zaafa ve kararsızlığa düşerler. Varlık alemleri içinde en kararlı ve mükemmel olanı ve bütün varlık alemlerinin de hakiki membaı  Vacibü'l-Vücut olan Allah’ın varlığıdır. Alem-i misal, alem-i maddi, alem-i emir ve meleküt, alem-i ahiret, alem-i kabir ve berzah, alem-i vücup bunlara örnek olarak verilebilir.

Bu konu Mektubat'ta şu şekilde geçmektedir:

"Vücut mertebeleri muhteliftir. Ve vücut âlemleri ayrı ayrıdır. Ayrı ayrı oldukları için, vücutta rüsuhu bulunan bir tabaka-i vücudun bir zerresi, o tabakadan daha hafif bir tabaka-i vücudun bir dağı kadardır ve o dağı istiab eder."

"Meselâ, âlem-i şehadetten olan kafadaki hardal kadar kuvve-i hafıza, âlem-i mânâdan bir kütüphane kadar vücudu içine alır. Ve âlem-i haricîden olan tırnak kadar bir âyine-i vücudun âlem-i misal tabakasından koca bir şehri içine alır."(1)

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.