"Demek o nur olmazsa kâinat da insan da hatta her şey dahi hiçe iner..." İzah eder misiniz? Ayrıca, "Sen olmasaydın âlemi yaratmazdım." ifadesi hadis midir? Bu konuyu açıklar mısınız?


Kâinatın yaratılış gayesiyle ilgili bir âyet-i kerîmeyi ve bir hadis-i kutsîyi hatırlayalım:

"Ben cinleri ve insanları ancak (beni tanıyıp) bana ibadet etmeleri için yarattım." (Zâriyât, 51/56)

"Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeye muhabbet ettim de kâinatı yarattım." (Acluni, Keşfü'l-Hafa, II, 132)

İşte kâinatın ve insanın yaratılış gayesini unutan yahut bu büyük hadiseleri putlara, sebeplere, maddeye ve daha başka şeylere isnat eden insanları ikaz etmek üzere, peygamberler gönderilmiş ve bu vazifeyi en mükemmel manasıyla da Peygamber Efendimiz (asm.) yerine getirmiştir. Eğer o (asm) olmasa idi, daha genel manasıyla, peygamberler gönderilmese ve kitaplar inzal edilmese idi, insanlar hidâyet yolunu bulamazlardı.

On Birinci Söz’de bu konu çok güzel ve detaylı olarak izah edilmiştir. O Söz’den sadece bir cümle nakletmek isterim:

"Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız kâğıttan ibaret kalır."

Buna göre, kâinat kitabının muallimi olan Peygamberimiz (asm) olmasaydı bu kitap yazılmazdı. Bu kitabı okuyanların kalmaması halinde de kıyamet kopacak ve dünya hayatına son verilecektir.

Bu açıklamalar, aynı zamanda,

"Sen olmasaydın eflaki yaratmazdım." (Acluni, Keşfü'l-Hafa, II, 164; Hakim, el-Müstedrek, II, 615)

hadis-i kudsîsinin de izahı mahiyetindedir. Bütün selim akıllar bu sözün hak olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak bazıları bunun hadis-i kutsî olmadığını söylemişlerse de, bu gibi durumlarda âlimlerimizin şu tesbitini dikkate almak durumundayız: “Bir sözün hadis olmaması, manasının yanlış olduğunu değil, o sözün Allah Resulüne (asm.) ait olmadığını ifade eder.”

Gerçek bu olunca, sözün kaynağı üzerinde yersiz tartışmalar yapmayı bırakıp, kendimizi ve bütün âlemi Allah Resulünün (asm.) öğrettiği manada değerlendirmeye çalışalım ve ona (asm) layık bir ümmet olmaya gayret edelim.