Ayetü'l-Kübra Risalesi'nde, vahiy ilham bahsinde, "vahiy havassa hastır" deniyor? Peygamberlere hastır, denmesi gerekmiyor mu? Buradaki "havas" ne anlamda kullanılmıştır?


"İkinci fark: Vahiy gölgesizdir, sâfidir, havassa hastır. İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir. Melâike ilhamları ve insan ilhamları ve hayvanat ilhamları gibi, çeşit çeşit, hem pek çok envâlarıyla, denizlerin katreleri kadar kelimat-ı Rabbâniyenin teksirine medar bir zemin teşkil ediyor."(1)

Vahiy çok açık ve zahir olarak peygamberlere has bir durum olduğu için, vahiy havas terkibindeki havas tabirinin  nebi ve peygamber manasına gelmesi mukadderdir ve sarihtir. Yoksa peygamberlerin dışındaki havaslara da vahiy gelebilir manası kast edilmiyor.

Havas tabiri nispidir. Nispet edildiği şeye ve manaya göre anlam kazanır. Mesela vahye nispet edilirse peygamber olarak anlaşılırken, ilhama nispet edildiği zaman da büyük evliya ve kutuplar olarak anlaşılır.

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.