"Acaba neden Kur’ân-ı Hakîm, felsefenin mevcûdattan bahsettiği gibi etmiyor?.." Soruyu açar mısınız?


"Eğer desen: Acaba neden Kur’ân-ı Hakîm, felsefenin mevcudattan bahsettiği gibi etmiyor? Bâzı mesâili mücmel bırakır, bazısını nazar-ı umumîyi okşayacak, hiss-i âmmeyi rencide etmeyecek, fikr-i avamı taciz edip yormayacak bir sûret-i bâsitâne-i zâhiranede söylüyor?"(1)

Felsefe, buradaki manasıyla fen ilimleri; varlıkların mahiyetlerini ve görevlerini en ince detaylarına kadar girerek araştırırken, Kur’ân-ı Kerîm, bu fennî meselelerden özet olarak bahseder. Bunların bir kısmını, insanların anlamakta zorlanacakları teferruatlara girmeden ve duyu organlarıyla edindikleri bilgilere zıt düşmeyecek sade ve kolay anlaşılabilir bir üslupla insanların nazarına sunar. Böyle bir üslup kullanılmasının hikmeti ne olabilir?

1) bk. Sözler, On Dokuzuncu Söz, On Dördüncü Reşha.