"Cumhur-u avama müteveccih olan bir fikir, bir kudsiyet almazsa söner. O desatire kudsiyet verecek iki muazzam rakîb din var..." Bu silahın, dinden güç alması gerekliliği vurgulanmış, iki muazzam rakîb din nedir?


İslamiyet ile Hristiyanlığın mücadelesi asırlardır devam ediyor. Maziye baktığımızda kahir ekseriyetle İslamiyet serfiraz ve hakimiyetini beşer üzerinde sürdürmüştür. Bunun karşısında Hristiyanlık mağlubiyet içerisinde gelmiştir. Fakat bu ahir zamanda maalesef iki dinin hakimiyetinin dengesi değişmiştir. Hristiyanlık galip İslamiyet zahiren mağlup derecesine gelmiştir. Bununda iki sebebi vardır:

Birincisi, Müslümanların İslamiyet'ten gaflet etmesi ve müstenkif yani soğuk karşılaması ile İslamiyet'in bir nevi Müslümanlara ve insanlığa küsmesi.

İkincisi, Hristiyanlığın medeniyet ve fen silahıyla o boşluğu doldurarak zahiren galebe çalmasıdır.

İnsanların sevk ve idaresinde hakikatte dinler ve inançlar olsa da zahiren insanları yönlendiren ve meşgul eden rejimlerdir. Asrımızda kapitalizm, sosyalizm ve komünizm bu rejimler içerisinde insanlara hükmeden üç büyük fikir ve düşünce sistemidir. Bu üç sistem içerisinde şarka takdim edilen ve sunulan sosyalizmdir; Şark'ta imal edilen fikir ve rejim budur.

Sosyalizm mahiyeti itibariyle kapitalizm ve komünizmle mukayese edilirse İslama ve İslam'ın prensiplerine en yakın rejim ve fikri sistemdir. İmal edilmek istenen bu sosyalizmi İslamiyet lehine çevirip biz Müslümanlar menfaatimiz nam-ı hesabına kullanabiliriz.

Çünkü sosyalizmde esas garibanlığa, fakir fukaralığa ve fakr-u zaruret içinde olanlara sunulan bir can simidi olarak görünüyor. Zaten İslamiyet de fakirin, garibanın, ezilenlerin ve zaruret halinde olanların sığınağı, kalesi ve tahassungahıdır. Dolayısıyla Şark'ta imal edilen, yani Müslümanlara empoze edilmek istenen bu silahı ve fikri İslam'ın düşüncesine ve mahiyetine, diğerlerine göre daha uygun olduğundan tamamen reddetmek değil belki o perde altında o fikre temayül edenleri İslam'a yaklaştırmak ve kalp ve gönüllerini fethetmek daha kolay daha menfaatimiz icabı düşünülebilir. Zaten bu nokta-i nazardan Asar-ı Bediyye'nin başında Muazzez Üstadımız komünizm ile sosyalizmi muvazene ve muhakeme ederken şu tabiri kullanmıştır:

“Sosyalist Alman nerede? Komünist Rus nerede?”(1)

Bu ifade ile de sosyalizmi, kapitalizm ve komünizm ile beraber mukayese ederek, İslam'a daha yakın ve İslam namı hesabına kullanılabilir bir fikir ve düşünce sistemi olduğunu nazara vermektedir.

Bugün Avrupa da sosyalist ağırlıklı fikirlerin, siyasetlerin ve partilerin temayüz etmesi ve halkın tensibini ve takdirini kazanması bildiğimiz bir meseledir. Fakat bunun yanında komünizm, faşizm ve kapitalizm gibi rejimlerin tutunamadığı, hatta komünist rejimlerin yok olup gittiğini müşahede ediyoruz.

Şark'ta imal edilen sosyalizm denen bu silahın karşısında rakip olan iki din ise Hristiyanlık ve İslamiyet'tir. Yani sosyalizm ya Hristiyanlığa veya İslamiyet'e inkılap edip yaklaşacaktır. İslamiyet'in prensipleri ve ihata alanı, Hristiyanlığa göre bu sosyalizmin hak olan kısmına ve fikirlerine daha yakın ve daha uyumlu olduğundan, sosyalizme giden insanlar çoğu avam ve gariban olduğundan, bunların aleminde mehazın kudsiyeti daha önemli olup kıymet ifade ettiğinden İslamiyet hak din olması itibariyle mehazın kudsiyeti açısından da Hristiyanlıkla mukayese edilemeyeceğinden, sosyalist avam için bir imkan ve sığınma alanı olabilir.

Hülasa olarak; İslamiyet'teki mehazın kudsiyeti ve fakir fukaranın ve zavallıların yaşamalarına ve muhafazalarına imkan temin etme hususundaki fıtri yapısı itibariyle sosyalizmin girdiği ve istila ettiği başta Şark olmakla beraber o alanları; İslamiyet nazara vermekle ve gündemde tutmakla bizler kapatabilir, faydalı olabilir ve çözüm üretebiliriz.

(1) bk. Asar-ı Bediyye, VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP, s.785.