"Neden tekebbür küçüklük alâmetidir?" sorusunu ve cevabını örneklerle izah eder misiniz?


Zayıf ve güçsüz bir adam, bu zayıflığını ve güçsüzlüğünü gurur ve kibir perdesi ile örtmeye çalışır. Kuvvetli ve güçlü bir adam ise; gurur perdesine muhtaç değildir. Yani kim gurur ve kibre tenezzül ediyor ise, o kimse gayet zavallı ve çelimsiz biri demektir ki; bu noksanlıklarını gurur ve kibir ile örtmeye çalışıyor demektir.

Mezarlıktan geçen birisi nasıl korku yüzünden ıslık çalıyor ise, gayet zayıf ve zavallı bir adam da korkusu ve zaafı yüzünden gurur ve kibir türküsüne asılıyor demektir.

Ayrıca her insan için toplum hayatı bir vitrin ve pencere gibidir. Bazen bu vitrin ve pencere uzun veya kısa olabiliyor. Şayet kişi, topluma bakan o pencereye göre küçük kalıyor ise kibir ile boşluğu doldurmaya çalışır. Yani hak etmediği o makam ve mevkiye layık durabilmek için suni bir şekilde uzamaya çalışıyor ki bunun adı tekebbür ve kibirdir.

Bir de kişi uzun ve büyük olup topluma bakan pencere küçük kalabiliyor. O zaman kişi o pencereye göre eğilip tevazu gösteriyor. Yani manevi kameti çok büyük zatlar, toplum penceresinde sair insanlarla irtibata geçip diyalog kurabilmek için onların seviyesine eğiliyorlar.

Demek insanlarda büyüklüğün ölçüsü küçüklük ve tevazu göstermek iken, küçüklüğün ölçüsü büyüklük taslayıp kibirlenmektir.