"Siz durunuz; havas ile konuşulacak bir dâvâm var." Buradaki "havas" kimlerdir, yoksa hayali kişiler midir?


"Eyyühe'l-avâm! Şimdi Allaha ısmarladık, siz durunuz; havas ile konuşulacak bir dâvâm var. Hükûmet ve eşraf ve İttihad-Terakkîye mason olmayan kısmına karşı bir mühim meselem var."

"Ey tabaka-i havâss! Biz, avâm ve ehl-i medrese, sizden hakkımızı isteriz..."(1)

Buradaki "havas", Osmanlıyı idare eden yönetim tabakasıdır. Ve Üstad Hazretleri onlara yönelik bir ikazda bulunuyor.

Havas kelimesi sadece ilmi alanda kullanılmaz. Havas iktisatta zengin, idarede amir, siyasette üst yönetim, ilimde alimler manasına gelir; yani havas ve avam kelimeleri, kullanıldığı alana göre mana kazanırlar.Havas üst kitleyi, avam ise aly kitleyi temsil eder.

Herkesin kendine göre bir üslubu var, Üstad Hazretleri de o muhaverede yeri gelmişken idarecilerin bir takım hatalarını bu şekilde ifade ediyor.

(1) bk. Münazarat.