"Nedir şu hürriyet ki, o kadar tevilât onda birbiriyle çekişiyorlar? Ve hakkında acip, garip rüyalar görülür?" Burada bahsedilen rüyalar nelerdir?


Burada rüyalardan maksat, hürriyetin her fikir ve ideolojiye göre farklı tarif ve izahlar yapılmasıdır. Her inanç ve kültür, kendi inanç ve kültür temelini esas alarak hürriyeti tanımlıyor. Dolayısı ile ortaya birbirinden farklı, hatta birbirbirine zıt birçok hürriyet tanımları çıkıyor. Bu da avam kitlenin kafasını karıştırıp hürriyete mesafeli durmasına sebebiyet veriyor. 

Muhatap Müslüman avam kitle olduğuna göre, Üstad Hazretleri de hürriyet konusunda bu kitleyi tatmin edecek İslami bir tanım getiriyor. Diğer rüyaların, yani tanım ve izahların karmaşasından avam kitleyi şu tanım ve ifadelerle kurtarıyor:

"Zira, nâzenin hürriyet, âdâb-ı şeriatla müteeddibe ve mütezeyyine olmak lâzımdır. Yoksa, sefahet ve rezaletteki hürriyet, hürriyet değildir. Belki hayvanlıktır, şeytanın istibdadıdır. Nefs-i emmâreye esir olmaktır. Hürriyet-i umumî, efrâdın zerrât-ı hürriyâtının muhassalıdır. Hürriyetin şe’ni odur ki, ne nefsine, ne gayrıya zararı dokunmasın."(1)

(1) bk. Münazarat.