"Selef ve halef, asırlar üzerinde birbirine bakıp mabeynlerinde bir encümen-i şûra teşkil edeceklerdir. Fakat, birinci kısım olan ihtiyar babalar, sâkitane ve sitayişkârane dinleyeceklerdir." İzah eder misiniz?


"S - Acaba kâinatta, şu meclis-i âli-i İslâm, şu sergerdan küre şehrinde bir intizamı daha bulamayacak mıdır?"

"C - İman ederim ki, umum âlem-i İslâm, millet-i insaniyede ve Âdem kavminde bir meclis-i meb'usan-ı mukaddese hükmüne geçecektir. Selef ve halef, asırlar üzerinde birbirine bakıp mabeynlerinde bir encümen-i şûra teşkil edeceklerdir. Fakat, birinci kısım olan ihtiyar babalar, sâkitane ve sitayişkârane dinleyeceklerdir."(1)

Soruda, "Asrı-ı saadetten başlayıp, günümüze kadar gelen İslam alimlerinin, kolektif aklı ve hükümleri, şu dünya üzerinde yeniden bir hüküm ve intizam kuramayacaklar mı?" diye soruluyor.

Üstad Hazretleri de cevaben; "İslam alemi inşallah ileride ta Asr-ı saadeti de içine alan, geniş ve dağınık bir meclis halini alıp, yeniden dünyaya hükmedecek  ve İslam’ın intizamını sağlayacaktır." diye müjde veriyor. Evet, halef ve istikbal; dal ve budaklar ise, selef ve mazi ise; bu dal ve budakların kökü mesabesindedir. Asr-ı saadet kök, ondan sonrakiler de bu kökten uruc eden dal ve budaklardır.

“Fakat, birinci kısım olan ihtiyar babalar, sâkitane ve sitayişkârane dinleyeceklerdir.” Yani selef-i salihin sözünü demiş, sükut ile dinleyemeye çekilmiş, halef ise bu sözleri kendine rehber ve esas ittihaz edip münazara ve mütalaa içindedir. Üstelik selef-i salihin istikamet üzere giden haleften de memnunlar.

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.