"Mehâsin-i ubudiyetin binlerinden yalnız buna bak ki, Nebî Aleyhisselâm, ubudiyet cihetiyle muvahhidînin kalblerini iyd ve cuma ve cemaat namazlarında ittihad ettiriyor..." Nebi, Peygamberimizdir diye anlıyorum, neden (asm) değil de (as) kullanılmış?


"Mehâsin-i ubudiyetin binlerinden yalnız buna bak ki, Nebî Aleyhisselâm, ubudiyet cihetiyle muvahhidînin kalblerini iyd ve Cuma ve cemaat namazlarında ittihad ettiriyor ve dillerini bir kelimede cem ediyor. Öyle bir surette ki, şu insan, Mâbûd-u Ezelînin azamet-i hitabına, hadsiz kalblerden ve dillerden çıkan sesler, dualar, zikirlerle mukabele ediyor."(1)

Konunun siyak ve sibakına baktığımızda, Peygamber Efendimiz’in (asm.) şahsından ziyade, nübüvvet müessesesi zikrediliyor. Peygamber Efendimiz (asm) bu silsile namına misal veriliyor. Bu yüzden, Resul-i Ekrem Efendimize has olan (asm) unvanı yerine, bütün peygamberleri temsil eden (as) unvanı zikrediliyor. Bu ifadenin en birinci muhatabı ve o kemalin en ileri mazharı Peygamber Efendimiz’dir (asm); ancak maksat nübüvvet müessesinin önemini ders vermek olduğundan, Nebî Aleyhisselâm ifadesi kullanılmıştır.

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a.