"Yani, çocuklar gibi, döğüştükleri vakit Kur'ân'ı başına siper eder. Başına gelen zarar Kur'ân'a geldiği gibi, Risale-i Nur, böyle muannid hasımlara karşı siper istimal edilmemeli..." İzah eder misiniz?


"Risale-i Nur dünya işlerine âlet olamaz, dünya işlerine siper edilmez. Çünkü, ehemmiyetli bir ibadet-i tefekküriye olduğu cihetle, dünyevî maksatlar onunla kasten istenilmez. İstenilse, ihlâs kırılır, o ehemmiyetli ibadet şekli değişir. Yani, çocuklar gibi, döğüştükleri vakit Kur'ân'ı başına siper eder. Başına gelen zarar Kur'ân'a geldiği gibi, Risale-i Nur, böyle muannid hasımlara karşı siper istimal edilmemeli."(1)

Müslüman birisinin, nasıl Kur’an gibi yüce bir kitabı, dünyalık elde etmede bir vesile ve araç olarak kullanması kötü ve çirkin bir davranış ise, bir Nur talebesinin de Kur’an’ın yüksek ve yüce bir tefsiri olan Risale-i Nurları dünyevi amaç ve kazançlarına vesile ve araç olarak kullanılması ihlasa aykırı kötü ve çirkin bir durumdur, denilmek isteniyor.

Evet, Risale-i Nurlar hiçbir dünyevi amaca araç ve vesile yapılamaz ve yapılmamalıdırlar. Bu ister bir fayda olsun, ister bir hasmı mağlup etme olsun fark etmez. Yani Nur talebesi Risale-i Nurları sadece Allah’ın rızasını kazanmaya bir vesile yapar, maddi ve manevi başka hiçbir şeye alet ve vesile yapmaz.

Özet olarak, birisi Risale-i Nurları sırf dünyevi işlerim bereketli olsun, hasımlarıma karşı beni korusun ya da onlara karşı galip getirsin düşüncesiyle okusa, bu ihlasa zıt olur; Risale-i Nur'u kendine bir siper yapmak anlamına gelir.

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, 168. Mektup.