"Semeratın ihracı, yağmurun inzali akabinde bir müddet ara vermeden husule gelmesi lâzımdır. Halbuki ihraç ile inzal arasında hayli bir zaman vardır." İzah eder misiniz?


فَاَخْرَجَ ’deki ف müddet ve mühlet olmaksızın takibini ifade eder. Buna binaen,  semeratın ihracı, yağmurun inzali akabinde bir müddet ara vermeden husule gelmesi lâzımdır. Halbuki ihraç ile inzal arasında hayli bir zaman vardır."

"Öyleyse  اَخْرَجَ , اَنْزَلَ ’ye atıf değildir. Ancak, inzali takip eden fiillerin silsilesi ortadan kaldırılarak o fiillerin neticesi hükmünde olan اَخْرَجَ, اَنْزَلَ ’ye atfedilmiştir. Takdir-i kelâm şöyle olsa gerekir: وَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاۤءِ مَاۤءً فَاهْتَزَّتِ اْلاَرْضُ وَرَبَتْ وَاَخْضَرَتْ وَ اَنْبَتَتْ فَاَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ Bu itibarla, inzali takip eden  اِهْتَزَّتْ fiilidir. ف ’nin de asıl mevkii,اِهْتَزَّتْ dir."(1)

İhraç; bir şeyi birden çıkartmak manasını ifade ederken, inzal ise; bir müddet ve süreç içinde çıkarmayı ifade ediyor.

Neticenin birden ihraç şeklinde ifade edilmesi; aradaki süreci, yani neticenin oluşum serüvenini zihnin takdirine ve tefekkürüne havale ettiriyor. Şayet serüveni kendi anlatıp, neticeyi akla havale etmiş olsa, hem belagat kaidesi bozulmuş olur, hem de zihne işlerlik veren tefekkür ve tezekkür ortadan kaldırılmış olurdu. Yani ihraç ifadesi; kelimeyi kısaltıp zihindeki tefekkür alanını inzal etmiş oldu.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi, 21-22. Ayetlerin Tefesiri.