"Şu kitab-ı kâinatı, kalem-i kudret-i Samedâniyenin yazması ve Zât-ı Ehadiyetin mektubu desen, vücub derecesinde bir suhulet ve lüzum derecesinde bir mâkuliyet yoluna gidersin." Buradaki "vücub derecesindeki suhuleti" nasıl anlamalıyız?


Vücub bir sıfatın vacip (kesinlik) derecesinde sabit olması mânasındadır.

Allah’ın varlığı vacibdir; varlığı zatındandır, olmaması muhaldir.

Mahlukatın varlığı ise mümkin mertebesindedir; olması da olmaması da eşit derecededir. Vacib olan Alah’ın dilemesiyle var olurlar, aksi halde yoklukta kalırlar.

Vacib olan Allah, mümkinat üzerinde son derece kolay icraat yapar. Üstadımız bu kolaylığı “vücub derecesinde bir suhulet” şeklinde ifade etmiş oluyor.