"Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan müzahraf medeniyete lânet!" İzah eder misiniz?


"Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan müzahraf medeniyete lânet! Havf ve zaaf tesirat-ı hariciyeyi teşcî eder. Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez. Ve minallahi’t-tevfîk."(1) 

Korkaklık ve zayıflık göstermek bir fayda vermediği gibi, düşmanı heyecana ve gayrete getirir. Kesin bir fayda ve maslahat, vehmi bir zarar etme endişesi yüzünden terk edilmez. Mesela, çiftçi "tarlamı dolu vurur" vehmi ile ekmez ise o sene aç kalır. Böyle vehim ve kuruntularla hareket edilmez ve edilmemelidir.

Bu paragrafta Üstad Hazretleri medeniyet ile dini birbirine muhalif görüp, dini medeniyet mukabilinde rüşvet verme zihniyetinde olan yarasalara sesleniyor. Güya muasır medeniyete ulaşamamamızın tek nedeni dindir. Öyleyse muasır medeniyete ulaşmak için bu dinin terk edilmesi gerekiyor. Böyle bir anlayışa ve din ile telifi kabil olmayan bozuk medeniyete lanet olsun, bizim böyle bir kirli medeniyete ihtiyacımız bulunmuyor, demek istiyor.

Lakin din ile barışık ve dine hizmet eden terakki ve medeniyet kabulümüzdür ve yitik malımızdır. Onu bulduğumuz yerde tassup ve tembelliğimiz mani olmamalı ve almalıyız. 

(1) bk. Sünuhat, Kur'an'ın Hâkimiyet-i Mutlakası.