Amazondaki ibtidaî kabilelerin Allah'ı bilmediklerinden dolayı hesabı var mıdır, yoksa fetret ehli midirler?


İslam dininin ulaşmadığı ya da İslam dinini işitmemiş ve muttali’ olmamış insanların hükmü fetret ehlinin hükmü gibidir. Yani İslam ile tanışmadıkları ya da İslam’a muttali’ olamadıkları için, bu insanlar ya da kabileler mes’ul değildirler ve ehl-i necat sayılıyorlar. Bu umumî bir kaidedir, herkes aynı hükme tâbidir. Amazondaki kabileler bu hükme uyuyor ise, onlar da mes’ul olmayıp ehl-i necat olurlar. Bu hüküm şu ayete dayanıyor:

“Kim doğru giderse sırf kendi lehine gider, kim de sapıklık ederse ancak aleyhine eder. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez. Ve biz resul gönderinceye kadar azaplandırmayız.”(İsra, 17/15)

"Ehl-i fetret, ehl-i necattırlar. Bil’ittifak, teferruattaki hatiatlarından muahazeleri yoktur. İmam-ı Şâfiî ve İmam-ı Eş’arîce; küfre de girse, usûl-i imanîde bulunmazsa, yine ehl-i necattır. Çünki teklif-i İlâhî irsal ile olur ve irsal dahi, ıttıla’ ile teklif takarrur eder. Madem gaflet ve mürur-u zaman, enbiya-i salifenin dinlerini setretmiş; o ehl-i fetret zamanına hüccet olamaz. İtaat etse sevab görür, etmezse azab görmez. Çünki mahfî kaldığı için hüccet olamaz.”(1)

İmam-ı Eş’arî ve Şafiî'ye göre, o kabileler Allah’ı bilmese de yine ehl-i necattırlar.

(1) bk. Mektûbat, Yirmi Sekizinci Mektup, Sekizinci Risale.