"Kan ve fışkı ortasından beyaz, safi, temiz bir süt göndermek olan cüz’î fiil ise, tevhid nazarıyla bakıldığı vakit..." Süte, "tevhid nazarıyla" nasıl bakılabilir?


Baraj bendinin bu tarafındaki rutubet ve nem, barajın arkasındaki su kitlesinden nebean ediyor ve o rutubetin manası ve devamlılığı o su kitlesinden geliyor. Şayet rutubet ile suyun irtibatı kesilse, o nemin ömrü bir an bile değildir. 

Kainattaki bütün güzellik ve mükemmellikler, Allah’ın sonsuz cemal ve kemalinden nebaen eden rutubetler gibidir. Şayet ikisi arasındaki intisabı küfür ile kesersek, o zaman kainatta tezahür eden cemal ve kemaller, fani olmaları  ciheti ile adileşip çirkinleşirler. Çünkü insan, meftun ve müptela olduğu cemal ve kemalin sonsuz yokluk kuyusunda kaybolmasını istemez. Şayet o cemal ve kemaller yokluk ve hiçlik çukurunda kayboluyor ise, ayının ulaşamadığı üzüme koruk demesi gibi, kafir de o cemal ve kemali inkar eder. Oradaki o cüzi cemalde kaybolup gitmiş olur, hatta kalbi o cemalin arkasından çok acı çeker.

Tevhit nazarı ile bakıldığında, o cüzi olan cemal ve kemal sonsuz cemal ve kemalin müjdecisi, habercisi oluyor. Ve insana müthiş bir helacan ve heyecan veriyor. Çünkü o cüzi cemal ve kemal böyle tatlı ise, onun asıl membaı olan sonsuz cemal ve kemal  nasıldır der cennete ve rü’yete müthiş bir merak oluşur.