"Hâlık-ı Rahmân‘ın, ibâdından istediği en mühim iş şükürdür." cümlesini izah eder misiniz?


Kainat büyük ve geniş bir daire şeklindedir, merkezinde ise hayat vardır. Yani her şey hayatın varlık bulması için tanzim ediliyor. Yıldızların dizilişinden tut ta güneşin belli bir yörünge içinde dönmesine, havadan tut ta toprağa kadar her şey hayata hizmet ettiriliyor.

Yine hayat büyük ve geniş bir daire şeklindedir, merkezinde ise rızık vardır. Bütün hayat sahipleri olan bitkiler, hayvanlar ve insanlar hayatın merkezi olan rızkın peşinde ve etrafında dolaşıyor. Bütün hayatlıların rızka olan ihtiyacı aşk derecesine çıkmış. Âdeta hayat eşittir rızık şekline girmiş.

Allah rızık merkezini o kadar geniş ve zengin bir şekilde tanzim etmiş ki, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarının mana ve tecellileri adeta rızkın içinde merkezileşip toplanmış. Rızkın bütün çeşitlerini tadıp tartacak kıvamda ve donanımda olan insan mahiyeti, bir nevi bütün isim ve sıfatların da idrak ve şuurunda olabilir bir mahiyettedir.

Nasıl her şey rızkın etrafında daire ve halka olmuş ona hizmet ediyor  ise, rızık dahi bir daire ve halka olup merkezine şükür konulmuş. Yani rızkın merkezi ve itici kuvveti şükürdür. Rızka muhtaç olan bütün hayatlıların rızka olan aşkı ve ihtiyacı şükrün en önemli teşvikçisi ve itici kuvvetidir.

Demek şu kainatı bir ağaç olarak düşünürsek, onun meyve ve neticesi şükürdür. Şükrün en kapsamlı ve külli olanı ise namazdır. Evet, namaz Üstad'ın ifadesi ile külli bir şükürdür.

Namaz olmaz ise şükür olmaz, şükür olmaz ise rızık olmaz, rızık olmaz ise hayat olmaz, hayat olmaz ise kainat olmaz. Demek ibadetlerin özü olan namaz şu kainatın kaim bir sebebi, asıl bir direği hükmündedir. Kur’an’ın ısrarla namazı, zımni ve sarih olarak da şükrü emretmesi bu sebepledir.  

Rızkın insan hayatını bu denli kuşatıp ve insanın hayatına merkez olarak konulması, Allah’a her bir ismi ile ayrı ayrı şükredebilmesi içindir. Yani bütün kainat ve kainatın bir sofra şeklinde donatılması şükür içindir. Bu yüzden rızık dairesi gayet derecede acip zengin, şirin, geniş ve benzersiz bir şekilde donatılmıştır. İnsan da bu sofranın şükrünü ifa edecek bir mahiyette yaratılmıştır.