"İnsandaki tembellik ve tenperverlik ve vazifedarlık damarından istifade eder." "Tembellik", "tenperverlik" ve "vazifedarlığın" bir arada zikredilmesinin hikmeti ne olabilir?


İnsandaki tembellik ve tenperverlik ve vazifedarlık damarından istifade eder.  Evet, şeytan-ı ins ve cinnî her cihette hücum ederler. Arkadaşlarımızdan metin kalbli, sadakati kuvvetli, niyeti ihlâslı, himmeti âli gördükleri vakit başka noktalardan hücum ederler. Şöyle ki:.."(1)

İnsi ve cinni şeytanlar, Nur talebelerini iman hizmetinden alıkoymak için her yolu deniyorlar. Bu yollardan ikisine Üstadımız şu şekilde değiniyor:

“... Onlar, öyle desiselerle, onları hizmet-i Kur'âniyeden alıkoyuyorlar ki, haberleri olmadan bir kısmına fazla iş buluyorlar, tâ ki hizmet-i Kur'âniyeye vakit bulmasın. Bir kısmına da dünyanın cazibedar şeylerini gösteriyorlar ki, hevesi uyanıp, hizmete karşı bir gaflet gelsin...”

Yani iş yoğunluğu vermek, eğlenceli şeylerle meşgul etmek, lüzumsuz, ama çekici meşguliyetler ile uğraştırmak bu yollardan bazılarıdır.

Tembellik, insanın vazifesini bırakıp atıl kalma halidir ki, insanoğlunun en büyük düşmanlarından birisidir bu tembellik.

Tenperverlik, insanın rahat ve konforuna düşkün olmasından dolayı, gayret ve çalışmayı terk etmeye meyilli olma halidir ki, bu damarda iman hizmetine büyük bir engel teşkil etmektedir ve şeytani bir tuzaktır.

Vazifedarlık, insanın dünyevi uğraş ve meşguliyetler ile uhrevi vazifelerini unutmasıdır. Evet, ehli küfür ve şeytan iman erlerini bu hile ile çok aldatırlar. Kafirler ve şeytan iman erlerine mevki, makam, meşguliyet vadederek iman hizmetinden alıkoymaya çabalarlar.  

Hem tembellik, hem tenperverlik hem de vazifedarlık iman hizmetinin önünü kesen nefsani engeller olduğu için, Üstad Hazretleri her üçünden de bahsetmeyi gerekli görmüştür.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Kısım.