"Hem sana bir bilet vereceğim. Onunla, uçar gibi, bir senelik bir yolu bir günde kesersin. İşte, eğer inanmıyorsan, bir parça tecrübe et; ta doğru olduğunu anlayasın." Açıklayabilir misiniz?


"Ve o bilet, senet ise, başta namaz olarak, edâ-i ferâiz ve terk-i kebâirdir. Öyle mi? Evet, bütün ehl-i ihtisas ve müşahedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin ittifakıyla, o uzun ve karanlıklı ebedü'l-âbâd yolunda zad ve zahîre, ışık ve burak, ancak Kur'ân'ın evâmirini imtisal ve nevâhîsinden içtinâb ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san'at ve hikmet, o yolda beş para etmez. Onların ışıkları kabrin kapısına kadardır." (1)

İnsan, başta namaz olarak Allah’ın emir ve yasaklarına riayet ederse, ebedî hayat yolculuğunu gayet rahat şekilde tamamlayıp, ebedî cennet hayatına ulaşır ve orada sonsuz ve mutlu bir hayat yaşar. Eğer namazı terk edip Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmez, günahlara dalarsa, ebedî hayat yolculuğu gayet azaplı, sıkıntılı ve aynı zamanda uzun ve meşakkatli geçer ve nihayetinde cehennem gibi dehşetli bir zindana atılır.

İnsan uzun bir seferdedir ve ebedî âleme yolcudur. Namaz ise kabir, mahşer ve sırattan geçen o dehşetli ve korkunç yolculuğu kolaylaştıran bir bilettir. Uzak bir şehre uçakla rahat ve hızlı bir şekilde yolculuk yapmakla, trenle veya yaya olarak seyahat etmek elbette bir değildir.

Şayet ebedî hayat yolculuğunu hızlı ve rahat bir şekilde sâlimen tamamlamak istiyorsak başta namaz olmak üzere farz ibadetleri yerine getirmemiz lazımdır.

(1) Sözler, Yedinci Söz.