"Ey dalâletâlûd mütemerrid insancık!" hitabında geçen “insancık” kelimesini nasıl anlamalıyız?


Yirmi Üçüncü Söz’de bütün detaylarıyla izah edildiği gibi, insan, mahiyeti itibariyle, nihayetsiz terakki ve tedenni edebilmektedir. İnsanı yükselten en büyük değer iman, onu alçaltan en büyük sebep de küfürdür.

Bu Söz’de geçen “İman insanı insan eder, belki insanı sultan eder.” cümlesi ve “insaniyet-i kübra olan İslamiyet” ifadesi, iman etmeyen ve itaat yoluna girmeyen insanların gerçek mânada insan da olamayacaklarını beyan ediyor. Nitekim, Kur’ân-ı Kerîm’de, iman ve itaat yolunu terk edip küfür ve isyan yoluna girenler hakkında  şöyle buyrulur:

“Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.”(Furkan, 25/44)

Dalâlet; fikrini yanlış kullanarak hak yoldan sapmak demektir. İnsanın, bilmeyerek yahut aldanarak, yanlış fikirlere sapması mümkündür. Ancak, hak ve hakikati gördüğünde inat etmemesi ve o yanlış fikrinden dönmesi gerekir.

“Ey dalâletâlûd mütemerrid insancık!” ifadesi, batıl inancında ısrar edip, İslamiyet güneşine sırtını çeviren ve küfründe inat ederek Kur’ân’a karşı çıkan kimseler için kullanılmış ve onların insanlık mânasından çok uzak olduklarına işaret edilmiştir.