"Unsur-u hava, emir ve irade-i İlâhînin bir arşı olduğunu ispat eder." cümlesini izah eder misiniz?


Allah’ın her bir isim ve sıfatının galiben tecelli ettiği bir alan bir makam vardır. Bu makamda ve alanda bir isim ve sıfat galipken diğer isim ve sıfatlar  ise ona tabidir, onun riyaseti altında işlerler. Tabiri caiz ise o makam ve alanda bir sıfat orkestra şefi gibi diğer isimleri kontrol edip tedbir eder. İşte Üstad Hazretlerinin arş kavramının açılımı ve manası bu şekildir.

Allah’ın her isim ve sıfatı diğer isim ve sıfatlarından hüküm ve mana bakımından farklı olmasından dolayı, arşı  hükmünde olan tecelli edeceği makam ve alan da ona  göre farklı ve başka bir şekle ve vasfa girer. Mesela, irade sıfatının mana ve hükmü ile kudret sıfatının mana ve hükmü nasıl farklı ise, bu sıfatların galiben tecelli ettiği makam ve alanlar da ona göre farklıdır.

Mesela su bütün canlıların en temel ihtiyacı ve bütün bitki ve hayvanatın temel kaynağı olmasından dolayı, bütün ikram ve ihsanlar su temelinde bize ikram ediliyor. Bu sebeple şefkatin en somut vasıtası olan ihsan ve ikramlar su vasıtası ile bize geliyor. Su, bu yönü ile Allah’ın ihsan ve şefkatine bir arş oluyor.

Aynı şekilde Allah’ın irade sıfatı kudret sıfatına nispetle daha nahif ve latif olmasından dolayı, tecelli alanı olan hava da ona göre nahif ve latiftir. Havanın irade sıfatına arş olmasında bu mana çok büyük bir faktördür. Yani su nasıl şefkate arş oluyor ise, hava da Allah’ın irade ve emrine bir arş oluyor demektir.

Özetle, hava Allah’ın irade ve emrinin en parlak ve en haşmetli bir şekilde tecelli ve tezahür ettiği bir alan bir sahne oluyor.