"Hem ta mutmain olsun ki; bu fena ve zeval hercümercinde beka için pek çok aynalar var ki, Kadir-i Hakîm zaillerin hüviyetlerini onlarda tersim edip ipka ediyor." İzah eder misiniz?


Kâinat sarayında sergilenen eşya, fenaya gidip yok olmuyor. Bütün mevcudat birçok cihetten kayıt altına alınıp, bekaya yani sonsuzluğa mazhar ediliyor.

Mevcudatın ve hadiselerin beş çeşit hıfzedilme şekli bulunuyor:

1. İlahi ilimdeki ayan-ı sabite, yani Üstad'ın ifadesi ile vücud-u ilmi ve manevidir ki her şeyin kaydı burada bulunmaktadır.

2. Ezelî ilmin bir tecellisi olan levh-i mahfuzdur ki, her şey burada da kayıtlıdır. Lakin maddi ve harici bir cisim şeklinde değil, ilmi ve manevi bir şekildedir.

3. Kiramen kâtibin meleklerinin her şeyi kaydetmesi.

4. İnsanların kendi hafızasında kaydedilmesi.

5. Cennette eşyanın aynı ile iade edilip, orada bir müze şeklinde bulunmasıdır. Evet, kâinattaki her şey ahirette bir menzil olup, hatıra nevinden aynı ile muhafaza edilecektir.

İnsan cennette dünya ve dünyadaki hadiseleri seyretmek isteyecektir. Bu yüzden kâinatın her ahvali kayıt altına alınıyor, ta ki cennet ehli dünyadaki manzaraları seyredilebilsinler...