"Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz?" İnsan ne yapmalı ki fani ömrü ibkaya medar olsun?


Allah’ın emrettiklerini yapıp, yasakladıklarından kaçınan birisinin, ömür dakikaları, günahlı olmamak şartı ile, ibadete dönüşüyor. Ki bu bir cihetle fani ömrün bakiye tebdil edilmesi oluyor.

Dördüncü Söz'de; farz olan beş vakit namazı kılanın, diğer bütün mübah dünyevî işlerinin ibadet hükmüne geçeceği ifade ediliyor. Buna göre sabah namazını kılan birisinin, öğleye kadar yaptığı bütün işler; talebenin ders çalışması, bir işçinin inşaatta çalışması, bir memurun dairede mesai yapması hep ibadet hükmüne geçiyor.

"Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibka eder."(1)

Ömür dakikaları kılınan namazlar ve yapılan diğer ibadetler sayesinde -güzel bir niyet ile- ibadet hükmünü alır. Bu sayede kişi ömür sermayesinin tamamını ahirete mal edebilir. Demek namaz bir ruhtur; güzel bir niyet ile eda edildiği zaman; kişinin diğer bütün mubah amelleri hayat bulur ve ibadet hükmüne geçer.

Sünnet niyeti ile yapılan her mubah iş, ibadet sayılır.

Yemeği sağ elle yemek sünnettir. Kişi yeme, içme ve uyuma gibi günlük yaptığı fiillerini sünnet niyetiyle yaparsa ibadet olur.

(1) bk. Sözler, Dördüncü Söz.