"Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakikînin yoluna sarf ediniz." İnsan ne yapmalı ki fani ömrü ibkaya medar olsun?


Allah’ın emrettiklerini yapıp, yasakladıklarından kaçınan birisinin, ömür dakikaları günahlı olmamak şartı ile ibadete dönüşüyor. Ki bu bir cihetle fani ömrün bakiye tebdil edilmesi oluyor.

Dördüncü Söz'de; farz olan beş vakit namazı kılanın, bütün mübah ve meşru işlerinin ibadet hükmüne geçeceği ifade ediliyor. Yani sabah ile öğle namazını kılan birisinin, bu iki vakit arasında yaptığı bütün meşru fiiller; -bu fiil ders çalışmak olsun, inşaatta çalışmak olsun fark etmez- hepsi ibadet hükmüne geçiyor.

İnsanın yirmi dört saatlik bir gününü, yirmi dört kiloluk bir süte benzetecek olursak, nasıl süte az bir maya atılınca hepsi yoğurt oluyor ise; bir saatlik namaz da süte atılan bir maya gibi, insanın yirmi dört saatini hayra çeviren bir maya hükmündedir. Haram olmayan bütün işlerini hayra ve ibadete çevirir.

"Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibka eder."(1)

(1) bk. Sözler, Dördüncü Söz.