"Mecazi olan aşk-ı dünya aşk-ı hakikiye inkılab ettiği zaman vahdet-i vücuda inkılab eder." ifadesini nasıl anlamalıyız?


Bu cümlede geçen vahdet-i vücud ifadesini bir meşrep olarak değil lügat manasıyla ele almak gerekir. Buna göre söz konusu cümleyi şöyle anlayabiliriz: "Dünya ve içindeki her şey mümkindirler."

Yani olup olmamaları müsavidir. Allah’ın varlığı ise vaciptir. Aşk-ı mecazi, mümkin varlıklara karşı gösterilen şiddetli sevgi ve alakadır. İnsan bütün bu varlıkların ancak Allah’ın yaratmasıyla var olduklarını, varlıklarının Onun vacip olan varlığı yanında bir gölge kadar zayıf kaldığını düşündüğünde kesretten kurtulup vahdete erer ve muhabbetini o yegane vacip vücuda yönlendirir ve ona hasreder.