"En azîm bir münâcattır." gibi ifadelerdeki "en", bilinen manası ile zirveyi mi ifade ediyor? Yoksa "çok büyük, en büyüklerden sayılan" gibi anlamları mı ifade ediyor?


"Hazret-i Yunus ibni Mettâ Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhissalâtü Vesselâmın münâcâtı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır..."(1)

Buradaki “en” ifadesini "çok büyük" ya da "en büyüklerden" şeklinde anlamak daha uygun olur. Çünkü Hazreti Peygamber (asv)'in ve diğer ulü'l-azm olan peygamberlerin dua ve ubudiyeti Hazreti Yunus (as)’in dua ve ubudiyetinden daha büyük ve daha kapsamlı olabilir.

Şayet “en” ifadesini mutlak en üst şeklinde anlarsak, "bu duanın üstünde bir dua yok" anlamı çıkar ki bu peygamberlerin manevi makam hiyerarşisine uygun düşmez.

Kısacası “en” ifadesini, cümlenin siyak ve sibakına uygun bir şekilde yorumlamak gerekiyor. Yani “en” ifadesi zirve anlamına gelebileceği gibi "çok büyük, en büyüklerden" anlamına da gelebilir.

(1) bk. Lem'alar, Birinci Lem'a.