"Arkadaş! İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünkü, İslâmiyetin telkinatiyle küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak, şek ve tereddüde inkılâp etmiştir..." Bu remzi açar mısınız?


"Arkadaş! İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünkü, İslâmiyetin telkinatiyle küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak, şek ve tereddüde inkılâp etmiştir. O telkinatın kâfirlerde de yaptığı in’ikâs ve tesirat sayesinde, kâfirlerin, hayat-ı ebediye hakkında ümitleri vardır. Bu sayede, dünya lezzetleri ve saadeti onlarca tamamıyla zehirlenmez. Bütün bütün o lezzetler elemlere inkılâp etmez. Yalnız tereddütleri vardır. Tereddüt ise, her iki tarafa baktırır. Devekuşu gibi, tam mânâsıyla ne kuş olur ve ne de deve olur. Ortada kalarak her iki tarafın zahmetinden kurtulur."(1)

İslam, getirmiş olduğu hidayet ve deliller ile insanlığı mutlak küfürden meşkuk küfre çekmiş ve mutlak küfrün o dehşetli ve azaplı yönünü törpülemiştir.

Meşkuk küfür, iman ile inkâr arasında gidip gelmedir. Şayet tam inkâr etse ölümü bir hiçlik bir yokluk görecek ve bu bakış onun ruhunda terin bir tramva ve tahribat yapacak, hayatı bütün bütün zehir olacak. İşte bu noktada  İslam ona "ya ikinci bir hayat varsa" ihtimalini vererek, onu o durumdan kurtarıyor ki İslam bu yönü ile kâfire de bir rahmet oluyor.

Ayrıca İslam’ın yer yüzünde olması, dünya hayatının varlık ve devam etme sebebidir. Şayet İslam yer yüzünde olmasa, Allah bu dünyayı harap ederdi.  Demek şu anda kâfirler varlar ve yaşıyorlar ise bu İslam sayesindedir. İslam bu cihetle de kâfirlere bir rahmettir.

İslam’ın diğer bir rahmet ciheti ise, insanlığa her alanda yeni şeyler kazandırmasıdır. Bugün Batı medeniyetinin temelinde Rönesans ve eform hareketleri vardır; bu ikisinin tetikleyicisi ise İslam medeniyetidir. Yani halihazırdaki medeniyetin temelinde yine dinler vardır.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre'nin Zeyli.