"Elfâz-ı Kur’âniye ve tesbihât-ı Nebeviyenin lâfızları câmid libas değil, cesedin hayattar cildi gibidir; belki mürur-u zamanla cilt olmuştur." cümlesini izah eder misiniz? Yani bu kelimeler ilk geldiğinde elbise gibi miydi?


Lafızlar ilk merhalede cilt gibiydiler, zamanla bu daha da pekişmiş ve değiştirilemez bir hale gelmiştir, denilmek isteniyor. Yoksa "ilk başlarda bu böyle değildi, daha sonra böyle oldu" demek değildir.

Bazı temel umdeler esas olmakla birlikte, zamanla daha da kökleşip yerleşebilir. Bu esasın zamanla pekişmesi ve rusûhiyet peyda etmesi, onun esas olma mânasını bozmaz.

Hem "belki" kelimesi, "belli ki" ifadesinin kısa şekli ve bilakis mânasındadır. Belli, açık ve net olan durumlar ve fiiller için kullanılır. "Belki" kelimesi Risalelerde bu mânada kullanılmıştır.

Ancak "belki" kelimesi zamanla, ihtimal bildiren durumlar için kullanılmıştır. Günümüzde de bu mânada kullanılmaktadır. Dolayısı ile Risalelerde kullanılan mâna daha doğrudur.