"Nur-u îmân"dan maksat nedir? Yirmi Üçüncü Söz'ün Birinci Mebhas'ındaki “nur” kelimesi nasıl anlaşılmalıdır?


Nur, zulmetin zıddıdır. En büyük karanlık, küfür karanlığıdır. Kendi varlığını ve bütün bir âlemi sahipsiz, yaratıcısız kabul etmek, kalbin ve aklın karanlıkta kalması demektir. Göz nuruyla eşyanın varlığı göründüğü gibi, îman nuruyla da bütün varlık âlemini yaratan, tanzim eden, bütün canlılara hayat bahşeden Cenâb-ı Hakk’ın varlığı görülür.

İlim de bir nurdur. O nur ile cehalet karanlıkları ortadan kalkar.

Akıl; ilim nuruyla bu kâinatın sahipsiz olamayacağını görür, kalb de O’nun varlığına inanmakla nurlanır.

İnsan maddî gözüyle sadece karşısındaki eşyayı görebilirken ve ilmiyle ancak hazır zamandaki eşyayı ve olayları bilebilirken, îman nuruyla melekleri ve ruhanîlerinin varlığını görür; kabrin ötesini, mahşeri, mîzanı,  cennet ve cehennemi bilir.