"Ey ahsen-i takvimde yaratılan ve su-i ihtiyariyle esfel-i safilin tarafına giden insan-ı gafil!" ifadesini açıklar mısınız?


Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:

“Biz insanı ahsen-i takvimde yarattık. Sonra onu esfel-i safiline reddettik (gönderdik).” (Tin, 95/4-5)

Bu Yirmi Üçüncü Söz’ün tamamından, “ahsen-i takvim”in, insan istidadının mükemmelliği olduğu, bu mükemmel sermayeyi yerinde kullandığında âlâ-yı illiyyine, yani en üstün mertebelere çıkabileceği; yanlış kullanması haline ise esfel-i safiline, yani aşağıların aşağısına düşeceği anlaşılıyor.

Üstad Hazretleri insanın esfel-i safiline gönderilmesinin onun “su-i ihtiyariyle”, yani iradesini yanlış yolda kullanmasıyla olduğunu beyan ediyor.