Yirmi Üçüncü Söz’ün sonuna ilave edilen ayetlerin ve ibarelerin meallerini ve izahlarını yapar mısınız?


Dersin hemen sonunda kaydedilen ayet-i kerime Bakara suresinin 32. ayetidir ve "talim-i esma" hakkındadır. Bir önceki ayette şöyle buyurulur:

  “Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere arz etti.”

Cenâb-ı Hak, Hazret-i Âdem’in yaratılmasındaki hikmeti merak eden meleklere, bunu öğretmek için onları Âdem Aleyhisselâmla bir imtihana tabi tutmuştu. Bu "talim-i esma" imtihanında, Hz. Âdem meleklere galip gelmiş ve melekler,

“Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” 

diyerek acizliklerini itiraf etmişlerdi.

Tefsirlerde beyan edildiği gibi, meleklerin böyle demeleri, hikmetini bilmedikleri bir konuda tereddüde düşmeleri dolayısıyla bir nevi özür dilemekti. 

Üstad Hazretlerinin, işlediği her konunun sonunda bu kelamı kaydetmesi ise şükür makamındadır. Yani “Bütün hayır gibi ilim de senin elindedir. Yazdığım bu ders de senin ihsan ve ikramınladır.” manasını ifade eder.

Bu ayetten hemen sonra kaydedilen üç ayet Tâhâ suresinin 25-28. ayetleridir. Bu ayetler Hz. Musa’nın (as.) kardeşi Harun (as) ile birlikte, Firavun’a hakkı tebliğ için gittiğinde yaptığı dualardır. Mealleri şöyledir:

“Rabbim! Göğsüme genişlik (gönlüme ferahlık) ver. Ve bana işimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Tâhâ, 20/25-28)

Metinde, bu iki ayet-i kerameyi takib eden salavatın manası:

"Allah’ım! Sırlar semasının güneşi, nurların mazharı, celâl dairesinin merkezi ve cemâl feleğinin kutbu olan (Peygamber Efendimiz) Muhammed'in latif ve biricik zatına rahmet eyle."

"Allah’ım! Onun senin katındaki sırrı ve sana olan seyri hürmetine beni korkularımdan emin kıl, hatalarımı gider. Hüznümü ve hırsımı benden gider. Benimle ol. Beni benden sana al. Beni benden fâni olmakla rızıklandır. Beni nefsime düşkün kılma, hissimle (hakikatlerden) perdeleme. Her gizli sırrı bana aç. Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Hayy, Ya Kayyum!"

"Bana, arkadaşlarıma, ehl-i iman ve Kur’an'a merhamet eyle. Âmin, ey merhametlilerin en merhametlisi ve ey kerem sahiplerinin en kerîmi!"

Sondaki ayet-i kerimenin meali:

"...Onların dualarının sonu ise, 'Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.' sözleridir." (Yunus, 10/10)