İslam dünyası paramparça edilmişken, tek çare ittihad-ı İslam iken, Nur talebeleri neden ümmeti birlik olmaya davet etmiyor?


Ne okumuş olduğumuz Risale-i Nurlar, ne acizane vermeye çalıştığımız cevap ve makalelerimiz ne de sohbet ve vaazlarımız sorunuza muhatap değildir. Çünkü biz Nurcular ümmetin birlik ve beraberliği aleyhinde değil lehindeyiz. Bunu görmek ve anlamak isterseniz Uhuvvet ve İhlas risalelerine dikkat ile bakmanızı tavsiye ederiz. 

Risale-i Nur ve onu takip eden Nurani cemaatinin en büyük vazifesi, tahkiki imanı yaymak ve bunun neticesinde de ittihad-ı İslam’ı temin etmektir. İslam birliğine kimin zarar verdiği meydandadır, onlara bakmak gerekir. Yani İslam birliği siyaset ve politika ile değil Müslümanların tahkiki imanı elde etmesi  ile mümkün olacaktır.

Allah’ın emirlerini yapmadan, haramlarını terk etmeden -ki bu da ancak sağlam ve sarsılmaz bir iman ile mümkündür- birlikten dirlikten bahsetmek kendimizi aldatmak olur.

İslam’ın beş şartını yaşamayan, ahlaki değerlerini hayatına yansıtamayan kuru kalabalıklardan birlik dirlik çıkmaz. Bu yüzden önce Müslümanların imani ve ahlaki eksikliklerini tahkiki iman ile ikmal edilmesi gerekiyor. Risale-i Nur tahkiki iman dersleri ile bu hizmeti hakkı ile ifa etmektedir. Bu yüzden kimse kalkıp "Risale-i Nur ve onun Nurani cemaati İslam birliğine hizmet etmiyor." diyemez.