"Acz de aşk gibi Allah'a isal eden yollardan biridir. Amma acz yolu, aşktan daha kısa ve daha selâmettir." ifadesini izah eder misiniz?


Bir insan ne kadar acizliğini idrak eder ise o nispette İlahi kudreti idrak ediyor. Yine bir insan ne kadar fakrını anlarsa o nispette Allah’ın zenginlik ve gınasını idrak ediyor.  

Aşkın acz, fakr ve şefkate göre neden uzun ve riskli olduğunu şöyle bir örnek ile akla yaklaştırabiliriz:

Yavrusuna çok şefkatli bir anne ile kalbinde aşk ateşi ile yanan bir aşığı nazara alalım. Aşık hiçbir zaman fedakârlık ve samimiyet noktasından anneye yetişemez. Evladı annesine haksızlık etse hatta zulmetse anne yine evladına şefkat eder, ama aşık adam maşukundan az bir sille yese, hemen nazlanır ve küser. Bütün aşıkların maşukundan şikayetçi olması ve bu yüzden inlemesi meselemizi ispata kafidir.

Hatta İlahi aşk ile boyanmış evliyalarda bile naz ve şatahat halleri görünmüş. Ama şefkati esas alan büyük evliyalarda böyle naz ve şatahat halleri görülmemiştir.

Hem acizlikte ve fakirlikte aşkın nazdar halleri bulunmuyor. İnsanın acizliğini idrak edip aciz olmayan Allah’a iltica etmesinde bir ücret bir mukabele meselesinden ziyade bir şuur-u iman ve marifet hükmediyor. Hatta acz ve fakr ücrete zıt bir kavram bile diyebiliriz. Çünkü acizlikte esas olan iltica şuurudur. Yani nereye sığınılması gerektiğinin farkına varmaktır.