"Her tarafa neşir ve arş-ı âzamın cânibine sevk etmek için hava unsurunun zerreleri emirber neferler, küçücük diller ve kulaklar gibi o güzel kelimeleri dergâh-ı ulûhiyete takdim etmek için o pek … ihtimal var diye kalbime geldi." İzah eder misiniz?


Havayı oluşturan zerrecikler, yani bugünkü ifadesi ile atomlar, insanların ağızlarından çıkan dua ve niyazları hem fiziki âlemin her tarafına -ki bugün frekanslar sayesinde Mekke'den okunan bir ezan dünyanın hatta imkân olsa kâinatın her tarafına duyulabiliyor- hem de fizik ötesi gaybi âlemlere taşıyan bir vesile bir araçtırlar.

Tabi burada hava atomlarının Arş-ı azama bizzat gitmesi kastedilmiyor. Bu atomlar maddi âlemin belli bir sınırına kadar o sesi naklediyor, ondan sonra başka araç ve vesileler devreye girerek -ki biz bunların keyfiyet ve mahiyetini bilemeyiz- o ses Arş-ı azama kadar çıkıyor.

"Mazlumun ahı arşa çıkar." sözü bu paragrafı özetleyen bir cümledir.