"İnsan zayıftır, belâları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır..." Altıncı Söz'deki kârlar anlatılırken, dört tanesi müjdeli iken, dördüncü kâr biraz farklı olmuş, nasıl yorumlanabilir?


"Dördüncü Kâr: İnsan zayıftır; belâları çok. Fakirdir; ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir; hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelâle dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş ya canavar eder."(1)

Burada insanın çok zayıf olduğu, Allah’a dayanması ve tevekkül etmesi gerektiği anlatılıyor. Nasıl yeni doğmuş bir bebek her halinde ve her durumunda anne ve babasına muhtaç ise, insan da yaratılış bakımından her halinde ve her durumunda Allah’a dayanıp tevekkül ve itimat etmek zorundadır.

İnsanın belaları ve düşmanları çok, ama onlara karşı koyacak gücü yoktur. Onun çalacağı tek kapı, sığınacağı yer, Allah’ın sonsuz kudret ve rahmetidir.

İnsan “iman ve ibadet, tevekkül ve teslimiyet” sayesinde büyük bir manevî kuvvet elde eder. Tevekkül ve teslimiyet dünyadaki, bütün meşakkat ve sıkıntılara karşı insana manevî bir kalkan olur.

O halde, Dördüncü Kâr’ın “Kadîr-i Zülcelâle dayanıp tevekkül etmek, itimad edip teslim olmak” olduğu anlaşılıyor.

(1)  Sözler, Altıncı Söz