"Masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemeât" ihlası nasıl kazandırır?


Sanat sanatkârı tanıttırır ve onun yüceliğini ve büyüklüğünü kalbe hissettirir. Yani insan bir esere bir sanata bakarak, eser ve sanat sahibini tanır. Sonra kalbinde eser sahibinin muhabbeti hasıl olur. Sonra da  bu muhabbetin neticesinde onun rızasını ve beğenisini kazanma arzusu oluşur.

Kâinat ve içindekiler Allah’ın birer sanatı birer eseridir. İnsan bu eser ve sanatları düşünür, yani üzerinde imanî bir tefekkürde bulunur; sonra bu tefekkürden çıkan marifet ışıkları kalbe akar. Sonra bu marifet ışıkları İlahi bir aşka ve sevgiye dönüşür. Ondan sonra insanın gözü başka bir şeyi görmez, sadece ve sadece Onun rıza ve beğenisini kazanmaya çalışır ki bu haletin adına ihlas deniliyor.

Özetle formül şöyle oluyor: Tefekkür = marifet = muhabbet = ihlas.