"İhtiyarlığın vaktinde işkenceli esaretine kadar, yani bin iki yüz doksan dörtten, tâ bin üç yüz kırk beş, belki altmış dörde, daha ziyade bir zamana kadar Allah'ın izniyle ve kuvvetiyle senin imdadına yetişeceğim." Bu tarihin hususiyeti ne olabilir?


"Yâ Said! Âhirzamanın fitnelerine yetişip düştüğün zaman, benim dua ve himmetimi kendine vesile ve şefaatçi yap. İnşaallah, senin herşeyinde ve her işinde uzun bir zamanda, yani tufûliyet zamanından, tâ ihtiyarlığın vaktinde işkenceli esaretine kadar, yani bin iki yüz doksan dörtten, tâ bin üç yüz kırk beş, belki altmış dörde, daha ziyade bir zamana kadar Allah’ın izniyle ve kuvvetiyle senin imdadına yetişeceğim."(1)

Deccalizmin iki büyük rüknü Üstad Hazretlerine ve talebelerine çok büyük eziyetler etmiştir. Bu iki rüknün en şiddetli dönemi ise 1926-1945 yılları arasıdır. 1364/1945 yılının hususiyeti çok partili rejime geçilmesidir.

Ki bu dönemde çok partili düzene geçmekle, baskı ve zulüm dönemi olan Milli Şef dönemi nispeten sona ermiştir. Bu dönemin sona ermesi ile kısmen de olsa Üstad  ve talebelerinin üstündeki baskı ve zulüm hafiflemiş, Nurların neşri ve okunması biraz daha kolay hale gelmiştir. Nitekim baskı ve zulüm hafifledikçe, Risale-i Nurlar daha zahir bir şekilde bu memleketin ufkunda parlamıştır ve parlamaya da devam etmektedir.

(1) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lem'a.