"Hazret-i Ali (R.A.) başta olarak bütün ehl-i hakikat, Hazret-i Ebubekir ve Hazret-i Ömer'i (R.A.) takdim ediyorlar. Hizmet-i İslâmiyette ve kurbiyet-i İlahiyede makamlarını daha yüksek görmüşler." Bu ifadede Hz. Osman (ra)'ın geçmemesinin hikmeti nedir?


"Şeyheyn” tabiri; Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra)’in dönemine deniliyor. Bu dönemde İslam âlemi en kuvvetli ve en parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönem; İslam dininin siyasî ve içtimaî açıdan kökleşip müesseseleştiği bir dönemdir. Bundan dolayı diğer iki Raşid halife olan Hz. Osman (ra) ve Hz. Ali (ra)’in döneminden daha faziletlidir. Bu dönemdeki az bir amel öbür zamandaki çok amele bedeldir. Bunun en büyük sırrı, Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.) ve onun risaletine en yakın bir dönem olmasıdır. Bu dönemde İslam müesseseleşip kökleşirken, diğer dönemlerde daha ziyade ihtilaflarla uğraşılmıştır. Tabiî ki bu Hz. Osman ve Hz. Ali (ra)‘in şahsından veya zaafından kaynaklanan bir durum değil, içtimaî yapının bozulmaya başlamasından kaynaklanan bir durumdur.

Hz. Osman’ın (ra)’in dönemi bir cihetle "Şeyheyn" dönemini, bir cihetle de Hz. Ali (ra) dönemini yansıttığı için, safi olarak "Şeyheyn" dönemi denilmiyor.

Hz. Osman (ra) döneminin ilk altı yılı, "Şeyheyn" dönemini, son altı yılı da Hz. Ali (ra)’in dönemini yansıtıyor. Bu yüzden, Hz. Osman (ra) ile Hz. Ali (ra) arasında aşırı bir makam farkı bulunmuyor. Yine de Ehl-i sünnet âlimleri Hz. Osman (ra)’ı fazilet noktasından, Hz. Ali’ye (ra) takdim ediyorlar.

Bu paragrafta Üstad Hazretleri her ne kadar Hz. Osman (ra)’in ismini zikretmemiş olsa da Risale-i Nur'un birçok yerinde dört halifenin sıralamasında Hz. Osman (ra) ehl-i sünnetin ittifak ettiği yerini almaktadır.