"Meselâ, rüyada bir saat zarfında bir senenin geçtiğini ve pek çok işler görüldüğünü görüyorsun. Eğer o saatte o işlere bedel Kur’ân okumuş olsaydın, birkaç hatim okumuş olurdun. Bu hâlet evliya için hâlet-i yakazada inkişaf eder. Zaman inbisat..." İzah?


Bu konu "bast-ı zaman" ile ilgilidir. Bast-ı zaman kelime olarak zamanı ve kayıtlarını ortadan kaldırmak ve zamanı genişletmek anlamlarına geliyor. Istılahta ise, çok uzun bir zamanı pek kısa olarak görmek ve yaşamak demektir.

Mesela, Kur'an-ı Kerim'de beyan edilen "Ashab-ı Kehf" mağarada üç yüz dokuz sene kaldıkları hâlde, kendileri yarım gün veya bir gün kadar kaldıklarını söylemişlerdir.

Bunun dışında bazı evliyalar bir dakika içinde Kur’an-ı Kerim’i hatmetmişler. Bir günde yapılacak işi bir saatte yapan veliler olmuştur.

Mi'raç mucizesi bu hususta verilecek en büyük ve güzel bir örnektir. Peygamber Efendimiz (asv) birkaç dakikada mi'raç hadisesini yaşayıp gelmiştir. Sıradan insanlar bu hâli rüya yolu ile yaşıyorlar. Bir iki dakikalık rüyada birkaç günlük hadiselerin görünmesi buna kati bir delildir.

Bilim adamları en uzun rüyanın sekiz on dakikayı geçmediğini ifade ediyorlar. Oysa her insan rüyasında çok geniş ve uzun maceralar yaşıyorlar. O maceraların beş on dakikaya sığışması mümkün değildir. Demek rüya bir bast-ı zaman örneğidir.

Normal insanın rüya aracılığı ile mazhar olduğu duruma, evliyalar uyanıkken de mazhar olmuşlar ve oluyorlar. Rüya, bast-ı zamanın rasyonel bir şey olduğunu ispatlıyor.